Manuel Terapi Çalışma Örnekleri | Anima Rapha
Çankaya/Ankara/Türkiye
0 (850) 217 92 54
0 (312) 473 99 33
0 (507) 217 92 54

Manuel Terapi Çalışma Örnekleri

Facebook'ta Paylaş
Tweetle

Manuel Terapi Çalışma Örnekleri

Manuel terapi tamamen elle yapılan bir yöntem olduğu için hiçbir şekilde risk içermez. Hatta birçok tekniğin uygulanamadığı hamilelik, kalp pili, yaşlılık, osteoporoz, prematüre, kanser, diyabet, cerrahi sonrası gibi durumlarda da rahatlıkla uygulama yapılabilir. Tekniğin başarılısı yapılan çalışmalarla da kanıtlanmıştır.

 

2006 yılında yapılan bir çalışmada omuz supraspinatus tendinozuslu hastalarda 12 haftalık yumuşak doku manipülasyonu tedavisinde gece ağrıların %83, istirahat halindeki ağrılarda %97,3 azalma olduğu görülmüştür. Erken dönemde ise eklem hareket açıklığının ağrısız olduğu bildirilmiştir.

 

Diercks ve ark. Yaptığı çalışmada omuz problemlerinde manuel terapinin etkisi araştırılmıştır. Donuk omuz şikayeti olan hastalarda manuel terapi ve pasif germe tedavisi yapılmıştır. 24 aylık takip sonucunda hemen hemen bütün hastalar ağrısız seviyeye ulaşmış ve Constant skoru %80 ve üzerinde bulunmuştur.

 

Güler ve ark. Adeziv kapsülitte Cyriax ve klasik fizik tedavi yöntemlerini karşılaştırmıştır. Her iki grupta da iyileşme elde edilmiştir. Ancak Cyriax grubunda eklem hareket açıklığında artmanın ve ağrıda azalmanın daha fazla olduğu bildirilmiştir.

 

Michener ve ark. Subakromial sıkışma sendromunda eklem mobilizasyonunun lazer, ultrason, akapunktur tedavilerine göre daha etkili olduğunu bulmuşlardır.

 

Ingber de impingement sendromu olup da klasik tedaviden fayda görmeyen hastalarda triger point kuru iğneleme uygulamış ve ağrıda anlamlı azalma bulmuştur.

 

Bergman ve ark. Yaptığı çalışmaya göre manuel terapi sonrasında omuz problemlerinin tekrarlama olasılığının azaldığı görülmüştür.

 

Ginn ve ark. Manuel terapinin uzun dönem sonuçlarına bakıldığında diğer tedavilere göre ağrıda anlamlı bir azalma olduğu bulunmuştur.

 

Bang ve ark. Egzersiz ve manuel terapiyi ayrı ayrı ve bir arada değerlendirmiş ve her iki tedaviyi bir arda alanların ağrıda azalma ve fonksiyonda artmada daha fazla gelişme olduğu bildirilmiştir.

 

Dolunay ve ark. İmpingement sendromu olan kişilerde transvers friksiyonun etkinliğini araştırmıştır. Ağrının azalmasında, omuz eklem hareketinin artmasında, kas kuvvetinin artmasında, erken fonksiyonel dönüşte anlamlı bir artış olduğu bulunmuştur.

 

Şenbursa’nın yaptığı bir çalışmada supraspinatus, infraspinatus, subscapularis, biceps tendonlarında hassasiyet olan kişilerde manuel terapi uygulamasının diğer uygulamalara göre daha etkili olduğu bulunmuştur. Hassasiyetin azaldığı ve iyileşmenin daha hızlı olduğu görülmüştür.

 

Şenbursa’nın yaptığı farklı bir çalışmada lumbal bölge patolojilerinde yumuşak doku tedavi tekniklerinin kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre ağrı seviyesinde anlamlı bir azalma bulunmuştur. Tedavi uygulanan grubun 2. Kontrolünde aktivite sırasında ağrıda azalma %72 iken, ağrıda azalma 3. kontrollerde %100 sonucu bildirilmiştir. 3.kontroller sonucunda ağrısı tamamen yok olan kişilerin oranı %66 olarak bulunmuştur. Gece ağrısı ve istirahatteki ağrılar ise 3.kontrollerde  %100 azalmış bulunmuştur. Oswestry Bel Anketi sonuçları ise 2. Kontrollerde %46 iken 3. Kontrollerde %57 oranında artış göstermiştir.